Kuzuma ninniler 2

2011-04-18 10:34:00

Nenni desem uyur dağlar Uyusun da nenni..   Devamı

Kuzuma ninniler...

2011-04-18 10:04:00

Dandini dandini danadan Bir ay doğmuş anadan Kaçınmamış yaradan Mevla korusun nazardan Huuu huuu huu hu (Yakubumun güzel bir resmini ekleyecektim ama videoda resim eklemeyi başaramadım.)   Azam Ali'nin yeni solo albümü From Night To the Edge of Day'den güzel bir ninni. Sesi en güzel enstrümandan daha güzel gelen Azam Ali safi bebeleri değil büyükleri de uyutur gibi.. Devamı

Güzellik Uykusu...

2011-03-12 15:55:00

a benim oğul otu bitmeyen topraklarda şaşırıp kalan kalbim senin türkçen yok mu anlatıyorum işte bir kuş kalbi misin ki ürkmek için bahane arayıp duruyorsun bize dönecek oysa o güzel ölüm yatacağız beraber güzellik uykusuna her gün bahar olacak ve onun temizliği yeni yıkanmış tül perde ne ki benzetecek bizi dağların doruğuna ölümden korkuyor musun diyor okurun biri neden korkayım, ona ne yaptım ki bir kez olsun binmedim saltanat kayığına ve ömrüm boyunca heyelan bölgesinde yaşadım sanki ibrahim tenekeci Devamı

Uyusunda büyüsün ninni bülübülü konuşsun ninni :)

2011-03-09 11:23:00

Yakup Emrem büyüyor. Geri geri sürünmeyi öğrenmiş. Acıktığında em diyormuş. Babasını görünce heyecanlanıp çığlık atıyormuş. Abisi oyun oynarken merakla onu izliyormuş. Gıdısınından öpülünce kahkaha atıyormuş. Ağladığında kuru gürültü çıkarmıyormuş boncuk boncuk yaş akıyormuş badem gözlerinden. Uykusu azalmış çok az uyuyormuş. Bu ninni senin için kuzum. Annenin doğaçlama ninnileri kadar güzel olmasada hoşuna gidecek çok vıddırık birşey çünkü :) Kuzumu dün yıkamışlar ipek gibi olan saçları güya şemsiye gibi açılmış da komik olmuş muş. Onun nazenin tenine değen saçlarından bir tutam benim için kesip göndereceklermiş. Bir de mama önlüklü resmini göndereceklermiş. Devamı

Lisa Gerard

2011-01-18 15:50:00

"12 Nisan 1961 Melbourne Avustralya doğumlu şarkıcı ve besteci Lisa Gerrard müzik kariyerine Brendan Perry ile birlikte deneysel ortaçağ-gotik müziği yapan Dead Can Dance grubu ile başlamış. Avrupa folk müziğini, özellikle ortaçağ ve rönesans döneminin müziklerini pop ve world-beat esintileriyle harmanlayan müziklere imza atan Dead Can Dance birbirinden başarılı sekiz albüm yayınlamış. Müziklerinde orkestra temeline ve insan sesine ağırlık veren ikili, akustik parçalarında Yunan buzukisi, yang chin, darbuka, Hint zilleri, tambur, tamburin ve kastanyet gibi enstrumanlar kullanıyordu. 1995’te Gerrard ilk solo albümünü yayınladı. “The Mirror Pool” adını taşıyan albüm, Dead Can Dance’in çizgisine çok yakındı. Gerrard albümüne özellikle bu ismi verdiğini, çünkü “müziğin yapısının yansımalara izin verdiğini” dile getiriyor. 1996 tarihli “Spiritchaser” albümü için yeniden biraraya gelen Dead Can Dance ikilisi, bir dünya turnesine de gerçekleştirdi. Gerrard’ın ikinci solo çalışması “Duality” 1998 yılında yayınlandı. Gerek grup gerekse solo çalışmalarının yanısıra Gerrard, bir gotik müzik grubu olan The Mortal Coil' de de vokal yeteneklerini sergiledi. Sırasıyla Immortal Memory (2004), Abwoon (2005) ve Silver Tree (2006) albümlerini yayınlayan sanatçının müzik dışındaki etkinlikleri arasında bir de resimli çocuk kitabı bulunuyor. Lisa Gerrard, yayınladığı birbirinden başarılı albümlerin yanısıra The Mist, Collateral, King Arthur, Black Hawk Down, Gladiator, Ali, The Insider ve While Rider gibi birçok önemli filmin müziklerini de bestelemiş." Hakkında Türkçe bilgi çok az bulunan, genelde doğum bilgileri ve kökeni yazılı,&... Devamı

Persian Dance

2010-11-12 13:44:00

İran Dansı. Müzik: Keivan Saket. Yönetmen: M. Moein. Devamı

Hoşgeldin Bebek!..

2010-08-23 14:24:00

03.08.2010 saat 18.00 de gelen telefon müjdemi isterim teyze oldun dedi. Bende boş bulunup başım gözüm üstüne dedim. Gerçi o müjdeciye bende güzel bir haber vererek mahsuplaştım  Ben böyle değildim. Hayat beni böyle yaptı. Efendim sonra hayırlı bir evlat olur Zülişimin ömrünü törpülemez inşAllah diye dua ederek hoş geldin bebek dedim. Adı Yakup Emre oldu. Ablamın ilk göz ağrısı bebeği gördüğünde bu ahmak kafalıyı bizim eve neden getirdiniz demiş O senin kardeşin yavrum demişler. İt yesin ciğer işte diyerek mecburen sevmiş. Bir sevmiş pir sevmiş bebeği canından bezdirene kadar öpüyormuş hani Emre keşke abim beni sevmeseydi dese yeridir. Gel gelelim küçükte olsa Emremin şekli şemali huyu ahlakına Esmermiş. Mis gibi kokusu varmış. Yanakları aşağı doğru sarkıkmış.Öpünce gömülüyormuşsun ohh diyormuşsun. E az mı dua ettim."Allah'ım inşallah uysal bir çocuk olur gaz sancısı çok olup fişek gibi olup her daim ağlamaz. Sağlıklı olur inşaAllah ve iştahlı olur ele avuca gelir diyordum. Allah'ım dualarımı kabul etmiş. MaşaAllah kuzuma. Gerçi ağlıyormuş ama hastalanmış kuzum onun için ağlıyor. Ablam Emre tıpkı sen sana çok benziyor diyor. Sende bebeyken böyle koca yanaktın (iftira tığ gibiymişim) ve uykucuydun ki hala uykucusun diyor. İnanmadım ben göremedim üzülmeyeyim diye sana benziyor diyerek beni avutmaya çalışıyorlar dedim ta ki ablam emmek için uyandığında önce bir gözünü açıyor bir süre tek gözle etrafı izleyip sonra diğer gözünü açıyor diyene kadar. Amanii Emrem bana çekmiş dedim. Büyüyünce hele okula başlayınca zorluk çekeceksin kuzucum seni inadına sabah&cce... Devamı

Hayal dünyam..

2010-01-08 12:44:00

Hep ahşap cumbalı bir evim olsun istedim. Bunun gibi işte.Evimi çevreleyen büyük bir bahçesi olsun. Toprakla uğraşa bileyim. Bahçenin arka tarafında  sebzeler meyve ağaçları olsun ön tarafına da birsürü çiçek ekeyim. Erguvanlar, güller, leylaklar, hanımelleri, mor salkımlar, papatyalar güzel bir renk ve rayiha cümbüşü olsun. Bahçenin en güzel köşesinde çardak olsun altında masa sandalyeler ve iki kişilik sallanan koltuğum. Bir sonbahar sabahı  koltuğumda battaniyeye sarılarak gündoğuşunu izleyip tavşankanı çayımı yudumlayayım.   Gün doğuşunu izlerken yalnız değilim. Sonra gözlerim uykuya yenik düşüp  yavaşça kapansın rüzgâr  ruhumu sallasın. Çocukluğumdan beri belirli aralıklarla gördüğüm o rüyayı göreyim "Çocukluğumun geçtiği sokaklardayım sanki ama bana yabancı gibi.Biryere yetişmeye çalışıyorum  kestirmelerden evlerin içinden geçerek farklı sokaklara çıkıyorum. Papuçlarım kayboluyor, ayaklarım yoruluyor, üşüyorum." Gözlerimi açıyorum üzerimde yine örtü kalmamış soğuktan üşüdüğüm için kendimi toparlamışım. Kalkıp terliğimin tekinin yine saklandığını görüyorum. Ziya bu defa nereye götürmüş olabilir diye aranıyorum. Onunla oynarken nasıl zevk alıyorsam o da benim terliklerimi, ip yumaklarımı saklarken aynı zevki alıyor. Folluktan sıcak yumurtaları alıp kahvaltı hazırlığına girişiyorum daha bir sürü iş var. Odaları havalandırmak. Sobadaki külleri çıkarıp ateşi yeniden yakmak. Süpürmek, silmek, çamaşır, bulaşık...    Komşuya da iadei  ziyaret yapmak lazı... Devamı

Suskunlar

2009-06-14 18:10:00

Uzun süren kitap perhizimi İhsan Oktay Anar'ın Suskunlar'ı ile bozdum. Ayın ilk haftası iş çıkışı yolumun üzerindeki kitapçıdan bir gün önceden ayırdığım kitabı alıp evime gittim. Önce kapağını inceledim arkasını okudum sonra sahifelerini kokladım. Bu kokuyu çok özlemişim. İlk sayfadaki " Süheyla'ya ve Firuzan'a " yazısını okudum tebessüm ettim .  Belli ki değer verdiği birileri.Kitabı çok beğendim. Heralde önce Efrasiyabın Hikayelerini sonrada Kitabı Hiyel'i de alacağım. Konu komşu eş dost dan kitap yazan birileri de yok ki kendime ithaf ettireyim  Ama öyle her kitabı da kabul etmem. Şanıma uymalı. Uyduruktan teyyare birşeye adımı yazdırtmam. "-Hani "Dangilifistak" kitabı varya! -Afbuyur ne kitabı? -Dangilifistak canım işte o kitabın ilk sahifesindeki ithaf edilen kişi benim. -Ha şu çocuk kitabı mı? Amma uyduruktan birşeydi yahu tekerlekli sandalye ile okyanusta dünya turu yapılır mı? Tamam bebelerin hayal dünyaları biraz geniş ama bu genişlikte değildir. Hem dur bir dakika sana mı ithaf edildi? Kahkoh kihkoh hitap ettiği kitle ve yaşın biraz orantısız değil mi! -Değil içimdeki çocuğa ithaf edilmiş " Bu muhabbetten sonra da şahtı şahbaz oldu derler. İyisimi öyle herşeye imrenmemeli..   Devamı