Ayrılık Ümitlerin Ötesinde Bir Şehir

2009-06-04 17:50:00

Ayrılık ümitlerin ötesinde bir şehir  Ne bir kuş, ne bir haber, ne de bir selam gelir  Çaresiz seslenişler, beyhude bekleyişler  Bir teselli yerine, hüzünlü akşam gelir  Makam: Hüzzam  Usül: Curcuna  Beste: Avni AnılGüfte: Şahap Gürsel Devamı

Kuzeyde Bir Yer

2009-05-23 12:56:00

            Doktor Joel Fleishman (bay F)  New York da burslu tıp eğitimi görmüştür. Bursunun karşılığında Alaska'nın Cicely kasabasında 4 yıl "mecburi hizmet" vermek zorundadır ve film doktorun kasabaya gelişi ile başlar. Bu harika dizi hafta içi hergün TNT de saat 15.00 de Kuzey Işıkları adı ile alt yazılı gösteriliyor  tadından doyamadım veya yahu neymiş bu "Kuzeyde Bir Yer" diye meraklananlara duyurulur. TRT de gösterildiği zamanlar galiba ortaokul çağlarındaydım akşam geç vakitte çıkardı uykusuzluğa (dermanını henüz bulamadığım derdim) ve evhalkına inatla direnebildiğim zaman zevkle izlerdim.               Maggie O'Connell (bayan O) çeşitli dönemlerde hayatına giren 5 adamın traji komik bir şekilde ölmesi ile lanetli kabul edilir.  30 (yazıyla da  otuz) yaşına girerken bunlarla ilgili hatıralarını nehrin bir köşesinde atarak onları hayatından çıkarıp ruhunu arındırır. Doğum günümün yaklaştığı şu günlerde hangi hayratın başına gidip  hayatımı olumsuz yönde etkileyen kişileri temizlesem diye bir düşünce aldı beni. Arayış içerisindeyim. Temmuz'a kadar bulmam lazım. "Mutfakla ilgili püf noktaları" İki yumurtayı tek elinle tutma becerisine sahip değilsen sana verebileceğim pek püf noktası yok.  Soğanları ince ince kıyarken gözlerinin yaşarmasını istemiyorsan ağzından nefes almalıymışsın ve çaydanlık tabanında biriken kaymak gibi tabaka bağlamış kireci temizlemek için salatalara sıktığın limon posalarıyla çaydanlığının içini ov biraz su koyup kaynat veya çaydanlığa doldurduğun biyaz (efişim) suyun içine  birkaç habbe limontuzunu at kaynat pırıl pırıl olur.... Devamı

Tek tesellim erken kalkan yol alırmış

2009-03-30 18:28:00

 29/03/2009 saat 03:00 da yaz saati uygulamasına geçtik ve ben yine eskinin şusu yeninin busu muhabbetlerine başladım. Değişen uyku düzenim de cabası. Yaz saati uygulamasına geçtik tamam bir saat erken kalkacağız ama hava daha geç kararacak bir saat erken çıkacağız muhabbetleri yapmıyorum çünkü benim çalışma saatleri havanın kararmasına endeksli  Anlayacağınız yazık bana her iki yöndende zarardayım.  Nazenin bünyem bu duruma alışana kadar Sultanıma kök söktüreceğim. Dün akşam yatağından "kapa gözlerini sabah kalkamayacaksın" dedi sağı kapadım "solu da kapa" dedi sol korkudan kapandı. Hava ısınıyor, ağaçlar çiçek açıyor, kuş cıvıltıları yol boyunca eşlik ediyor baharla doğa yeniden canlanıyor ama benim çocuksu heyecanlarım neredeler? Neden küçük çocuklarla koşmaca yarışı yapmak, dizlerimin bağı çözülene kadar ip atlamak, leblebi tozu yedikten sonra ıslık çalmak, horoz şekerinin tamamını ağzıma sokmaya çalışmak, emzikli şekeri parmağıma takıp çimlere uzanıp gökyüzünü izlerken yalamak istemiyorum... Elime Pofuduğu alıp daha önce defalarca okuduğum halde bir sonraki sayfa da ne olacak diye hızlıca okumak istemiyorum...  Devamı

Kuklacı

2009-03-19 16:37:00

her aşk bir mecnun büyütmez ve her insan kendini sever sadece zamanı yontan mevsimler yıllanmış hüzünler bırakırken kalbime aynalarda arama annemdeki yüzümü sığınıp tanrıya adını andıktan sonra bir azize sattım onu taşrada sürgün ayaklarım hallaç başımla kırdım aşka dair öğrendiğim ne varsa kalender bir eda ile kırdım kuklacı kanımla suladığım gülün dalını yorgun şehrayinlerden artakalan hüzün mühürlü gözlerden süzülen damla inatla söylüyorum işte tüm insanlara bir kez olsun açmadı şakağımda gül ant içtim yalan yere tevili yoktur yalan tüm kahinler yalancı remil ansızın çıkagelen sevgili yoktur kayboldu bir bir bindiğim tahta atlar ihtiyar çocuklar yaşardı bu şehirde kuklacı onlar da binip gitti kaybolan atlarıma yıkık kaşlı esmer alınlarının kırışığını hangi duvara serip açarlar kim bilir bu şehirde gözleri bulutsu düşleri yeşil uğrunda ölünesi sevgililer yaşardı eskiden onlar da sırroldular ömrüme ziyan yaralı bir hançerdir şimdi kalbimde hicran ölüler şehrindeyim kuklacı kollarım örümcek gözlerim yosun gül yağmuru bekliyorum mezarlık kuytusu apartmanlarda yoldan uzun düşten kısa bir gecenin ardından ince bir bulut akıyor şehre ateşten sudan kaçıyor bir bulut aşktan yağmurdan bir bulut bir çıngı sis ve hamaylı o ve gül yağmuru yok anlıyor musun içim insan mezarlığı en çok da ben ölmüşüm kuklacı adım başı mezar taşım var katillerim en sevdiğim insanlar ıı kuklacı oynatma parmaklarını bahtiyar günlerimiz uzakta kaldı herkes kendinden kaçıyor şimdi nasılsa hatırlatma bize unutamadıklarımızı gamlı gözlerinle ağlatıp çağırma kalbinde yabancı ölüler taşıyan insanları mevsimsiz hayatların sayrı yalnızlığına yola vurma beyhude parmaksız çocuklar... Devamı

Mem ile Zin

2008-10-18 15:15:00

" (...) Gözünün nurunu toprağa veren Zin eve dönünce Bedenini bir titremedir aldı Canın kafesi olan vücudunda bir sarsıntı oldu Artık bu geçici dünyadan göçme anının geldiğini hissediyordu Bey'e haber gönderdi, gelmesini diledi Sbotan beyi kederlere boğulmuş olarak gelince, 'sevgili kardeşim' dedi, 'gayri yıldızım küsufa yüz tuttu, Mem'siz bir dünyada yaşamak bana haram kılınmıştır. Sana vasiyet ediyorum. Sakın cenazemde kimse ağlamasın. Kimsenin yüreği gamla dolmasın. Beni ilahi bir neşveyle kabristana taşımanızı istiyorum. Mem'in ayaklarının dibine gömülmek istiyorum' Sesi gittikçe ferini yitirdi Gözleri süzüldü Bedeni ürperdi Şafak sökümünde yıldızlar nasıl siliniyorsa semada Öylece sönmeye yüz tuttu Dilinden şu dizeler süzüldü Ruh bülbülü senin gülistanını istiyor Can Sevgili'ye kavuşma arzusuyla kanatlanıp uçmayı diliyor Can dostumuz, sevgilimiz sonsuzluk iklimine taşındı Kararsız gönül sırdaşını arıyor Kalp onun ışığıyla parlıyordu Tekrar nuruna kavuşmak istiyor Denizinden ayrılan nehir yeniden sana akmayı bekliyor Kulak semadan gelecek 'dön' buyruğunda Bu dünyadan göçmenin Asla kavuşmanın zamanı Geldi   Nihayet ruh incisi ten sedefinden çıkarak varlık evini yıktı Viraneye çevirdi Can kuşu kanatlanmıştı artık Gözler dünyaya kapanmalıydı Bahçevan bağı terkedince Ağaçlar çiçekler yapraklarını dökmez mi Nergis gözler kapandı Misk ü amber benler toprağa saçıldı Yılan gibi kıvrım kıvrım saçlar ayaklar altına serildi Gül yanağın alı çekildi Dudakların bal suyu kurudu   Botan beyinin yüreğini uçsuz bucaksız bir acı kapladı Ay yüzlü kardeşinin cansız bedenine kapanarak ağlayıp sızlamaya İnleyip feryad etmeye başladı Zin'in &... Devamı

Etme

2008-10-18 11:35:00

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.Ey ay, felek harab olmuş, ziyan olmuş senin içinBizi öyle harab, öyle ziyan ediyorsun, etme.Ey, makamı var ve yokun üstünde olan kişiSen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdanSen ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.Şekerliğinin içinde zehir olsa dokunmaz bizeSen zehri şeker, şekeri zehrediyorsun, etme.Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızıEy hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğerAşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değilAşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme.MEVLANA Celaleddin Rumi Devamı

Şekerlik

2008-10-13 17:25:00

İçi envai çeşit şekerlerle dolu şekerlik gibisin.  Gözlerimi kapatıp elimi daldırıyorum. Biraz eşelendikten  sonra birtane seçip alıyorum. Ne çıktı ise bahtıma  bakmadan kabuğunu acele ile soyup ağzıma atıyorum. Kimi zaman tatlı, kimi zaman mayhoş, kimi zaman kekremsi, kimi zaman da acı bir tad bırakıyorsun damağımda. Çocukluğumuzu süsleyen rengarenk cam şekerleri yemenin de bir adabı varmış.Isırılarak yenilince tadına varılmaz, ağızda erimesini sabırla beklemek gerekmiş. Tatlı olanlarını uzun süre önce tüketmişim galiba şu aralar elimi kaseye her daldırdığımda acı veya mayhoş olanlar geliyor.. Artık adabımuaşeret kurallarını dikkate almıyorum. Kendimce yeni bir yeme biçimi oluşturdum. Tatlısını bulana dek her seçtiğim habbeyi dilimin altında muhafaza edeceğim sonrası malum her halin bir hal olacak tek olacak. Ağzımda erirken usul usul gözlerimi kapatıp seni anlamaya çalışacağım... Devamı

Anahtar kelime

2008-10-03 12:27:00

Bloguma gereken önemi veremediğim için popülaritesi yüksek sürekli takip edilen bir blog değil. Ama az da olsa ziyaretçilerim oluyor. Ütünün altı yapıştı nasıl temizliyeceğim anahtar kelimesi ile internetten medet uman biçare sana sesleniyorum bu durum zaman zaman benimde başıma geliyor. Sıcak ütünün altını nemli (pamuklu) bir bezle silersen ütünün altına yapışan şeyi temizleyebilirsin. Ütünün altını temizlemek kolay peki ya ütülenen kıyafetteki ütü izini çıkarabilmek için ne yapmalı? Hele narin ipeklerdeki izi. Hadi bakalım sorarım size!! Devamı

...

2008-06-02 00:10:00

  Koca bir haftayı Sultanımın bana yeni bir park keşfettim çok güzel orayı mutlaka görmelisin bu Pazar bir manimiz olmaz ise oradayız dopingleri ile geçirdim. "Cumartesi akşamı yarın gidiyoruz değil mi?" dedim ee evet tabiki dedi. Sabah sekizde gözlerimi yine geç kaldım telaşesi ile açtım  sonra Pazar günü olduğunu hatırlayıp yeniden uykuya daldım. Bir müddet sonra ıslak dudaklar yanağıma dokundu. Korkak tiz bir erkek sesi ayhhh galiba uyanıyor dedi. Yeni güzel bir güne ben ve vücudum gerinerek merhaba dedik. Güzel bir kahvaltının ardından öğleye ne yerim acaba diye düşünürken yakaladım kendimi. Her pazar olduğu gibi göz açıp kapayıncaya kadar akşam olmaya başladığını farkedip dışarı attık kendimizi.Uzun bir yürüyüşten sonra parka ulaştık. Kalın gövdeli kocamış ağaçlar dikkatimi çekti önce.Tahta banklar, masa sandalyeler, salıncaklar, kaydıraklar  bir de büfesi vardı parkın.Oturup çevredeki çocuk ve anne babaları seyre daldım. Ilık bir rüzgâr yüzümü okşuyordu. Bir an kendimi saçları bağlı gözlüklü mini mini kız olarak buldum. Etrafına bakınıp bir çubuk buldu.Sonra ustalık gerektiren bir şey yapıyormuş edasıyla kutular çizdi toprağa.Eline aldığı taşla seksek oynamaya başladı.Hop hop hop.Olmadı işte görmüyormusun çizgiye bastın dedi biri.E peki sıra sana geçsin o zaman dedi. Oynamak istermisin diye sormadı bile. İstiyordu besbelli yoksa müdahale edermiydi. Susadım dedi biri öteki bende susadım dedi koşup avuçlarını çeşmeye dayayıp buz gibi suyu kana kana içtiler. Avuçlarından sızan su kollarından aktı. Nasılsa hemen kururdu hava sıcacıktı. Dönelim mi dedi arkadaşı olur dedi cimcime dünden razı.kendi etraflarında birbirleri... Devamı

Uzun bir aradan sonra yeniden

2008-05-31 13:58:00

İki sene kadar önce hazırlamıştım bloğumu. İlgisizliğimden kelimeler örümcek ağı bağlamış. Şimdi biten baharla birlikte gecikmiş temizliğimi yapıyorum.Nemli pamuklu bir bezle birikmiş tozları etrafı tozutmadan almalıyım. Kırık dökükleri de elden geçirdim mi bunaldığım zamanlarda kaçıp sığınacağım kimselerin bilmediği koca bahçeli cumbalı evim oluverecek bu sayfa.. Devamı